Bir Sivas Hikayesi 1.Bölüm

Bir Sivas Hikayesi 1.Bölüm

Ayaz Şehrin İnsanları Sivas’ı anlatan bir dizi kısa hikayeden oluşur. Burada konu edilen karakterler gerçek hayattan alınmıştır ve bu karakterlerden birisi siz bile olabilirsiniz. İsimler hikayede değiştirilmiştir.

Birinci Bölüm

Havanın soğuk olduğu bir gündü. Osman Sivas Şehirler Arası Otobüs Terminalinde bilet satıyordu. Sıradan bir gündü. Havanın ayazı nefesleri kesiyor, yolda yürüyenin kulakları donuyordu.

Osman için tatil yoktu. Gece geç saatlere kadar çalışırdı. Çarşı pazara gidemez, terminalden ötesini göremezdi.

Yıldızeli’nden evlenmişti. Misafiri hiç bitmez, iş arasında sürekli sipariş vermek için arar, mesaj atarlar, başını boş bırakmazlardı. Yorgun argın eve gider her gün misafirle karşılanırdı.  Ve yine baldızı yarım yamalak Türkçesiyle “Enişte, ablamın doğum gününü unutma.” yazmıştı.

Osman kara kara düşünmeye başladı. Bir şey almasa evde huzur bırakmazlardı. Yedi sülalesi karışır boşanmaya kadar giderdi. Bir sene boyunca burnundan geldiği kalmaz, barışmak için dünyanın masrafına girerdi. Çıkıp bir şey alamazdı. Mesaisi bitince her yer kapanmış olurdu.

Osman kara kara düşünürken önünde bir polis belirdi. Elinde bir kutu vardı. Ben şimdi lavaboya gideceğim bu koli iki dakika sende kalabilir mi? dedi. Tabi dedi Osman.

Koliyi aldı. İçinde küçük şişeler vardı. Üstünü okumaya çalıştı, ama Türkçe yazmıyordu. Polis kaçakçılık şube yazan bir üniforma giymişti. Kaçak parfüm olduğunu düşündü. Şunlardan birini alsam ne fark edecek dedi. Zaten götürüp imha ediyorlar. Sonra birini aldı. Akşam eve geldiğinde her zamanki gibi misafirler vardı. Şişeyi eşine hediye etti. Eşi sevindi.

Daha sonra şişeden kendine sıktı. Şişe parfüm değil biber gazıydı. Hepsinin gözü yanmaya başladı. Öksürmeye başladılar. Doğum günü hem Osman’a hem eşine zehir oldu.

Bir yanıt yazın